dj olmak için gerekli bilgiler
Dj olmak için Gerekli bilgiler
DJ'lik müessesesi aslında son derece basit gözüküyor, iki plak alıp,
aynı anda çalıp, çalınan iki farklı parçayı tek şarkıymış gibi
"yutturmak"... Ancak bir DJ olmak, hem para hem de zaman olarak ciddi
yatırım ve yetenek gerektiriyor. Sonuçta yaz akşamlarında kumsalda
gitar çalan biri olmuyorsunuz, ama dijital çağda insanlar ateşin
etrafında değil, kabininizin etrafında toplanmayı tercih ederler zaten.
DJ arkadaşlarımızın nasıl popüler olduklarından hiç bahsetmeyelim, sizi
heveslendirebilir ama gitar çağında kalan bizler, yazarken bile
üzülüyoruz. İyisi mi, bu yazıyı yazdıktan sonra sizinle birlikte bir
kez de biz okuyalım.
Prensip olarak, bir DJ'in sahip olması gereken en önemli yetenek -iki
farklı plaktan çalınan şarkıları "dikiş izleri" belli olmadan
birleştirmek- gerçekleştirmesi kolay gözüken, ancak göründüğü kadar
kolay olmayan bir iş. Partilerin aranan DJ'leri, bu başarıya çok
çalışarak ve pratik yaparak ulaşmışlar. Yani amacınız sadece fotoğraf
çektirmek değilse ekipman başında durup kulaklık takmanın sizi bir anda
popüler yapacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. DJ olmak için atılacak
ilk adım, kullanılan ekipmanları ve terimleri tanımak, yani biraz ders
çalışmak. Ah, tesadüfe bakın ki siz de tam şu anda bunu yapacaktınız...
Turntable - Plakların çalındığı, en temel alet. Beat matching'i
kolaylaştırmak amacıyla tercihen direct drive (kendinden motorlu)
olmasında fayda var.
Stylus - Plakların üzerindeki izlerde kayıtlı olan müziği okuyan "iğne".
Pitch Control Slider - Çalınan plağın dönme hızını artıran ya da azaltan düğme.
Mixer - İki turntable'ın da bağlı olduğu, ses, bas, fade, gibi temel
ayarların yapıldığı, aslında bütün mixin kontrol edildiği ünite.
Channel Faders - Mixer üzerinde bulunan ve kanalları (yani farklı turntable'ları) kontrol etmenize izin veren düğmeler.
Beat - Müziğin vuruş sayısı. Genellikle davullara göre ölçülür.
Measure - Dört beat'lik bir grup.
Phrase - 8 measure'lık (ölçülük) bir grup.
BPM - Beats Per Minute (Dakika başına düşen vuruş sayısı) teriminin
kısaca söylenmiş hali. Kaydın hızı, bu şekilde ifade edilir.
Cross Fader - Hoparlörlerden hangi kanalın ne ölçüde duyulacağını
ayarlayan sürgü. Cross Fader, genelikle mixer'in ortasında yer alır.
Trainwreck - Kötü yapılmış bir mix.
Bir DJ'in, iki profesyonel turntable'a, bir mixer'a, izolasyonu
sağlam bir kulaklığa, müziğin dinlenmesini sağlayacak bir ses sistemine
ve elbette çalacak plaklara ihtiyacı vardır. Bu listeye dinleyiciler de
eklenebilir ama siz kendi kendinize çalmayacaksınız diye bir kural yok.
Bazı DJ'ler CD kullanır ve bazıları da sadece channel fader kullanarak
mix yapar. Biz burada size evinizde CD tak çıkar yapmayı da, hip hop DJ
olmayı da anlatmıyoruz, o yüzden cross fader kullanarak yapılan mix
üzerinde duracağız. İki kaydı aynı anda çalmak için plakları gayet iyi,
hatta introları (yani parçaların başlangıçlarını) ve outroları
(parçaların bitişlerini) su gibi bilmek gerekir.
Şarkıların sessiz bölümlerinde bile, vuruşların devam ettiğini
hatırlamalısınız. Vuruşları, ayağınızı müziğin ritmine uygun olarak
yere vurarak sayabilirsiniz. En usta müzisyenler bile bunu hâlâ
gocunmadan yaparlar. Blues'cular da yapar, rock'çılar da, siz neden
yapamayacakmışsınız? Vuruşlar dörtlü, sekizli, onaltılı ve otuzikili
gruplar halindedir. Siz de dinlerken fark edebilirsiniz, birçok parçada
da her 32 vuruş ile birlikte şarkıya yeni bir element çıkarılır ya da
eklenir. Birçok şarkıda ne zaman neyin gireceği, amiyane tabirle
şarkının ne zaman patlayacağı çok bellidir.
İlk plağı hazırlayarak (aslında buna cueing deniyor) birinci adımı
atıyoruz. Plağı CD gibi kenarlarından ve etiketli kısmından tutmaya
özen gösterin. Hoparlörlerin uygun miktarda açık olduğuna emin olun.
Bir anda patlayan şey sadece kolonlar değil maazallah
dinleyicilerinizin kafası da olabilir(!) Cross fader'ın, ilk plağın
çaldığı turntable yönüne dönük olmasına dikkat edin ki az sonra geçiş
yapacağınız plağı başkaları duymasın. Kulaklıklarınızı takın, böylece
hoparlörlerden ilk plak duyulurken, kulaklıklardan diğer plağı
dinleyebilirsiniz.
Şimdi anlatacağımız tekniğe beat-matching denir. Bir kez uygun hızı
bulduğunuzda ikinci plak ile mix yapmaya başlayabilirsiniz. Profesyonel
bir turntable, plağı başa geri "sarmanıza" izin verir. Bunu,
parmaklarınızla plağı dönüş yönünün tersine (saat yönünün tersine)
doğru döndürerek yapabilirsiniz. Bu şekilde ikinci plağı hazırlayın ve
parmaklarınızla dönmesini engelleyin, böylece stylus, tam ilk vuruşun
başladığı yerin hemen öncesinde, siz serbest bırakana dek sabit kalır.
"Stylus da nesi" diyenleri yazının ilk kısmına geri göndermekle
kalmıyoruz, bir de esefle kınıyoruz. Haydi arkadaşlar, beraber
arkasından "cık cık cık" yapalım. Cık cık cık cıkh.
İlk plağınızın vuruşlarını sayın ve ikinci plağı, ilk kaydın
cümlelerinden birinin başlangıcına kadar döndürmeye başlamayın. "Cümle
de nesi" diye sormaya çekindiğinizi fark ettik, neden çekiniyorsunuz,
daha önce açıklamadık ki, bakın yine dikkatli okumuyorsunuz, sormayan
herkesi en başa geri gönderiyoruz! "Cümle" demekle kast edilen, otuz
iki vuruşluk bir gruptur. Her zaman ayağınızla beat'lere eşlik etmeyi
unutmayın. Her şeyin birbirine uyacağına inandığınız zaman,
parmaklarınızı ikinci plağın üzerinden kaldırın ve çalmaya başlayın. Bu
aşamada ikinci plağı sadece siz duyacaksınız, hatırlayın, cross fader'ı
sadece ilk turntable'ın duyulmasını sağlayacak şekilde ayarlamıştık.
Eğer vuruşlar birbirini tutmadıysa - ki bu kötü bir şey, ikinci plağı
tekrar ayarlamalısınız.
İlk cümle başlayana kadar kendinizi tamamen dışarıda çalan plağın
hızına verin ve aynı tempoda, mix'leyeceğiniz plağın ilk kick'i
üzerinde ileri ileri itip geri çekerek eşlik edin. Böylece hem ikinci
plağın geçiş yapmayı planladığınız hızda nasıl duyulacağı hakkında bir
fikriniz olmuş olur hem de iki plağı aynı noktada başlatma imkânınız
olur.
İkinci adım 32'lik vuruş grubunun bitmesiyle başlıyor ki bu esnada
ikinci plağın ilk vuruşunu, ilk plağın 33. vuruşu üzerinde bırakmaya
dikkat etmek gerekiyor.
Bir sonraki adımda muhtemelen plakların kickleri birbirlerinden
uzaklaşmaya, kurmaya çalıştığınız düzeni bozmaya çalışacaklar çünkü
hızlarını tamı tamına eşitleyemedik. Bu durumda da bize onları yeniden
eşitlemek ya da "ben gidip plajda gitar çalayım daha iyi" demek
düşüyor. Beyninizi iki parçaya bölerek ikinci plağın birinci plaktan
daha mı hızlı yoksa daha mı yavaş olduğunu fark etmeye çalışın. Birinci
plaktan daha yavaşsa, hızlandırmamız, tekrar dengeyi kurmamız
gerekiyor. Bunu da ikinci plağı tam ortadaki demir aksam üzerinden
kavrayıp (maksadımızdan fazla kaymamalı) saat yönünde çevirerek
yapacağız. Daha kolay ikinci bir hızlandırma yöntemi plağın baskı
kâğıdı üzerinden parmak yordamıyla ittirmektir ama bu, 45'lik plaklarda
gereğinden fazla harekete yol açar, tercihen 33'lük plaklarda
uygulanmalıdır. Bir iki seferde kickler tekrar birbirlerinin üzerine
oturacaklardır ki oturmuyorsa zaten ritim kaçmıştır; iğneyi tekrar
plağın başına koyarak yeniden denemekte ya da plaj konusunu bu kez
cidden düşünmekte fayda var. Herhangi ittirme işleminden bir tanesini
kickleri tekrar oturtana kadar yaptıktan sonra, plakların dengesinin
bozulmaması ya da daha az bozulması amacıyla pitch controller'ı yarım
birim, aşağıya doğru artırın.
İkinci plak birincisinden hızlıysa, plağımızı yavaşlatmamız gerekecek.
Bu durumda da plağın durduğu tabla, hafif bir parmak temasıyla tekrar
kickler oturana kadar yavaşlatılır (abartmaya, motoru yakmaya lüzum
yok), sonrasında da pitch controller hafifçe yarım birim yukarıya
kaldırılır.
Son olarak mixing aşamasında tekrar nükseden ritim kaçmalarında aynı
yolları her seferinde pitch controller üzerindeki daha minik
değişikliklerle tekrarlamak gerekecek. Yani bir kere iki plağı
uydurunca şarkının sonuna kadar dinleyicilerinizle ilgilenebilirsiniz
diye bir şey yok. Zaten kolay olacağını da hiç söylemedik.
Mükemmeliyete ulaşmak için en fazla bir buçuk dakikada ritm oturtmayı
halletmekte fayda var. Sonrasında mixing teknikleri sizin
maharetlerinize ve dinleyiciler arasında gözünüze kestirdiğiniz
kişilerin fazlalığına kalmış.
Beat'lerin birbiri ile uyumlu olduğu konusunda güveniniz tamsa, cross
fader'ı ortaya getirin. Şimdi hoparlörlerden, iki plağın çaldığını da
duyabilirsiniz. Elbette artık ikinci plağı herkes duyabiliyor, ancak
her şeyi doğru yaptıysanız birçok kişi yine de ikinci plağın çalmaya
başladığını fark etmeyecektir. Bu kötü bir şey değil!
Sadece ikinci plağın çalmasını istediğinizde cross fader'ı, ikinci
turntable yönüne çevirin. Bu adımları defalarca başarıyla tekrar
edebilirseniz, turntable'lar arasında zıplayarak bir sürü plak arasında
gezinebilirsiniz ve böylece "dikiş izleri belli olmayan" bir mix'iniz
olur! Bu gayet iyi bir şey!
Artık size kalan, beat-matching yeteneklerinizi geliştirmek ve daha çok şarkı bilmek
__________________________________________________________________________







